Türkiye Cumhuriyeti

İslam İşbirliği Teşkilatı nezdinde Türkiye Daimi Temsilciliği

Temsilcilik Duyurusu

Sayın Cumhurbaşkanımızca İslam İşbirliği Teşkilatı Zirve Dönem Başkanı Sıfatıyla Yapılan Açıklama , 22.07.2017

İsrail'in 1967'den bu yana  işgal altında tutmakta olduğu Doğu Kudüs'te 14 Temmuz günü yaşanan ve tarafımızdan da tasvip edilmeyip üzüntü duyulan bir olayı gerekçe göstererek Harem-i Şerif'i üç gün süreyle kapatması ve ardından Müslümanların Harem-i Şerif'e girişlerine, metal detektörler konulması dahil, yeni kısıtlamalar getirmeye çalışması kabul edilemez. 

İsrail'in tüm uyarılara rağmen bu tutumunda ısrar etmesini, dün bir kez daha Harem-i Şerif'te Cuma namazı kılınamamasını ve İsrail güçlerinin Cuma namazı için toplanan kardeşlerimize karşı aşırı güç kullanımını İslam İşbirliği Teşkilatı Zirve Dönem Başkanı sıfatıyla kınıyorum. Olaylarda hayatını kaybeden 3 kardeşimize Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifa diliyorum. 

Şiddetin her türlüsüne karşı olduğumuzu da ifade etmek istiyorum. 

İslam'ın ilk kıblesi ve en mukaddes üç mescidinden biri olan Harem-i Şerif İslam'a ait bir mabettir. İslam İşbirliği Teşkilatı 1969 yılında Harem-i Şerif'e yönelik bir saldırı sonrasında kurulmuştur; bugün aynı birlik ve dayanışma ruhuyla tüm İslam Âlemi Filistinli kardeşlerimizin yanındadır. 

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ve Ürdün Haşimi Kralı II. Abdullah başta olmak üzere Kudüs İslam Vakfı ile eşgüdüm halinde bu bağlamda yürütülmekte olan çabalara destek olunmaya devam edilecektir.

Kudüs'ün ve Harem-i Şerif'in kutsiyetine ve tarihi statüsüne saygı gösterilmesi hukuki bir yükümlülüktür.Metal detektörler ve diğer kısıtlamalar derhal kaldırılarak statükoya dönülmelidir. Bu hassas süreçte herkesin provokasyonlara karşı dikkatli olması gerekmektedir.

İslam İşbirliği Teşkilatı Zirve Dönem Başkanı olarak, uluslararası toplumu Harem-i Şerif'te ibadet özgürlüğünü kısıtlayan uygulamaların derhal kaldırılması için harekete geçmeye çağırıyorum.